Amerika ve Avrupa'daki mortgage krizi, yaklaşık 10 aydır sermaye ve para piyasalarında son yılların en büyük gerilimini yarattı. Türkiye'de ise küresel krizin üzerine bir de siyasi çalkantılar eklenince yatırımcı tarafında gayrimenkul piyasasının geleceği hakkında önemli sorular oluştu
Peki, bu durum ne kadar devam edecek? Gayrimenkulde yatırım için en doğru zaman hangisi? Şimdi alanlar mı karlı çıkacak, yoksa bekleyenler mi? Kuşkusuz gündemimizdeki en önemli sorular bunlar. Son dönemde takip ettiğimiz sektör uzmanlarına göre, evet, kısa vadede konut piyasasında bazı projelerde ve lokasyonlarda durgunluk olabilir. Ancak uzmanlar, kısa vadeli durgunluğun, tüm projeler ve lokasyonlar için geçerli olmadığının altını çiziyor. Bu incelememizdeki temel çıkış noktası ise emlak satış ofislerinin değerlendirmeleri. Satış ofislerine göre tüketici son dönemde yaşanan belirsizliğe göre hareket etmiyor.
Peki, bunun nedeni ne olabilir? Uzmanlar bu sorunun yanıtını da kısa ve öz olarak yanıtlıyor: Türkiye'nin ve özellikle İstanbul'un yeni trendi site tarzı yaşam. Bu yaşamın cazip noktaları ise temelde şunlar: Otopark, park ve çevre sorunu olan bir konutta yaşamaktansa, merkez dışında, sosyal olanakları ve spor tesisleri olan, otopark sorunu olmayan bir sitede yaşamak! Merkezde depreme dayanıksız ve eski bir binada oturmaktansa, merkez dışında, depreme dayanıklı bir binada yaşamak. Güvenlik de site tarzı yaşamın en önemli destekleyicisi. İstanbul'da her geçen yıl artan suç oranları, güvenlikli site anlayışına olan ilgiyi daha da artırıyor. Gelir ve eğitim açısından homojen grupların oluşması da site tarzı yaşamı destekleyen bir başka önemli etken.
Uzmanlara göre, bu etkenler baz alındığında, yatırımcı küresel krizi veya siyasal çalkantıları pek umursamıyor. Ama elbette, bu doğrular uygun metrekare, metrekare bazında makul fiyat ve toplamda makul fiyatla satış yapılan konut ve konut projeleri için geçerli. Uzmanlar, kısa vadeli trendlerin, orta ve uzun vadedeki trendleri etkilemeyeceği konusunun da altını çiziyor.
Yatırımcıların gündemini meşgul eden bir diğer konuya geliyoruz. Konut piyasasındaki fiyatlarda ciddi bir düşüş olur mu? Uzmanlar, son dönemde fiyat avantajıyla ortaya konut projelerini ve bu projelerin maliyetlerini düşününce, bunu beklemenin pek gerçekçi olmayacağını vurguluyor. Onlara göre bunun nedeni son dönemde satışa çıkan projelerin önemli bir bölümünün, düşük kar marjlarıyla piyasaya sunulmuş olması. Bu fiyatları aşağıya çekmek, şirketlerin zarar yazması anlamına geliyor. Şirketlerin finansal durumuna bakıldığında ise şu an zararına satış yapacak şirket sayısı yok denilecek kadar az.
Uzmanlar, kısa vadede konut fiyatlarının yükselmesini beklemenin doğru olmayacağı konusunda da hemfikir ama arsa ve arazi fiyatlarındaki yükselişin devam edeceği düşünülüyor. Genel emlak trendinden bahsetmek mümkün olmasa da doğru lokasyonda, doğru metrekareli, metrekare bazında ve toplamda doğru fiyatlı konutların her zaman satılacağı vurgulanıyor. Konut şirketlerinin daha fazla kampanyaya yöneleceği ve dolayısıyla önümüzdeki dönemde kampanyaların artacağı da verilen bilgiler arasında.
madeByCAT® Content by Kolay İletişim
Bu portalda verilen bilgiler çeşitli mecralarda arzedilen gayrimenkul ilanlarından yapılan analizler sonucu oluşturulmuş olup, tavsiye ve yönlendirme niteliği ve amacı taşımaz. Tüm hakları saklıdır.
BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş. © Copyright 2008